Başkanın Mesajı


Türk Denizcilik Sektörünün Değerli Üyeleri,

Türk Denizciliğinin bundan 1000 yıl öncesine kadar uzandığını söylemek abartı olmasa gerek. Evet, Türkler çok büyük denizciler yetiştirmiştir. Bir Emir Çaka Bey, bir Umur Bey, bir Barbaros Hayrettin Paşa, bir Piri Reis ve burada sayamayacağımız daha birçok ünlü denizci.

Bu uzun gibi görünen başarılı geçmişe rağmen Türklerin denizciliğe olan ilk ilgileri de Anadolu’da sürekli yerleşik hale geldikten sonra gelişmeye başlamış, Selçuklu ve Osmanlı Devletleri ile de yükselişe geçmiştir. Zaman içerisinde kapitülasyonların da etkisiyle özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminde deniz ticaretimiz yabancıların himayesi altına girmiş ve kapitülasyonlar Lozan antlaşmasıyla tamamen kaldırılmıştır.

Kapitülasyonların kaldırılmasıyla başlayan süreçte Mustafa Kemal Atatürk’ün denizcilikle ilgili şu sözü Türk Denizciliğinin vizyonu olmuştur. “En güzel coğrafî vaziyette ve üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.”

İşte Türk Armatörü olarak bizler de Türk Armatörler Birliği gemisinde bir araya gelerek makineler tam yol ileri dedik ve viyaladığımız rotada devletimizin de katkılarıyla Türk Deniz Ticaret Filosunu sıfırdan 29 Milyon dedveyt tona kadar ulaştırdık. Denizci atalarımız ve ecdadımızdan alıp geliştirdiğimiz bu filoyu bizden sonrakilere en iyi şekilde devretmek ve denizciliği Türk’ün milli ülküsü olarak devam ettirmek en önemli vazifemizdir.

Bu gayenin ise ancak ve ancak Türk Armatörünün birlik ve beraberlik içinde bulunarak hareket etmesiyle hâsıl olacağı kanaatindeyim. Türk Armatörler Birliği’nin de en önemli görevlerinden biri bu birlik ve beraberliği sağlamaktır.

Cemiyetleşme hareketine 1923 yılında “Türk Vapurcular Birliği”yle başlayan Türk armatörleri, 24 Nisan 1939 yılında kurulmuş olan Türk Armatörler Birliği’yle Türk denizciliğinin gelişimi için tarihsel bir görev üslenmiş ve son olarak 1982 yılında Deniz Ticaret Odası’nın kurulmasına da öncülük etmiştir. Sadece bununla da kalmamış, Türk Klas Kuruluşu Türk Loydu’nun, Türkiye’nin ilk özel denizcilik Üniversitesi olan Piri Reis Üniversitesinin kurulmasına destek sağlamıştır. Bununla beraber birliğimiz üyesi armatörlerimizin aldığı hizmetlerle hukuk firmalarına, finans kuruluşlarına, sigortacılık sektörüne, gemi inşa ve onarım sektörüne, acentelere, limanlara, gümrük ve akaryakıt dağıtıcılarına vb. iş ve istihdam sağlanması açısından çok önemli katma değer yaratmışlar ve ödediği vergiler ve yaptığı hizmetler ile de devlete destek sağlayan bir konumlarını her zaman muhafaza etmişlerdir.

Türk Armatörler Birliği geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemek üzere 2014 yılından itibaren yeniden yapılanmaya başlamıştır. Bu çalışma başkanlığım boyunca da katlanarak belirlenen hedeflerine doğru ilerleyecek ve bu vesileyle Birliğimiz arzu edildiği şekilde tüm armatörlerimize hizmet verecektir.

Birliğimizin en önemli görevlerinden bazıları; armatörlerimizi milli ve uluslararası her türlü platformda temsil etmek, sorunlarına kalıcı ve akılcı çözümler üreterek bunların takipçisi olmak, araştırma ve geliştirme sayesinde maliyet etken ve çevreci yaklaşımları tespit etmek ve yine hepsinden önemlisi birlik ve beraberliğimizi, sosyal sorumluluk duygumuzla birleştirerek Türkiye çapında önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olmaktır. Türk Armatörler Birliğinin nihai hedeflerinden biri de üyelerinin gemilerini Türk Bayrağı altında işletmelerine teşvik etmektir.

Türk Armatörler Birliği bugün ve gelecekte Türkiye’deki tüm armatörlerimizi temsil etmek adına her türlü gayreti sarf edecek ve Türk deniz ticaretinin nicel ve nitel gelişimine her zaman azami katkıyı sağlayacaktır.

Sevgi ve Saygılarımla,


Ahmet Bedri İNCE
Türk Armatörler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı